Göç Destanı, uzun bir hikaye olarak değerlendirilebilir. Uygurlara ait olan bu destan,Türeyiş Destanı'nın devamı niteliğindedir ve Uygurların kutsal bir taşı Çinlilere vermeleri sonucu Tanrı tarafından cezalandırılmalarını ve vatanlarını terk etmek zorunda kalmalarını anlatır Uygurların yurdunda Hulin Dağı vardı ve bu dağdan Tula ve Selenge ırmakları akardı Bir gece, bir ağacın üzerine ilahi bir ışık indi ve bu ışık dokuz ay on gün boyunca ağacın üzerinde durdu


Göç Destanı uzun hikaye mi?

Göç Destanı , uzun bir hikaye olarak değerlendirilebilir. Uygurlara ait olan bu destan, Türeyiş Destanı 'nın devamı niteliğindedir ve Uygurların kutsal bir taşı Çinlilere vermeleri sonucu Tanrı tarafından cezalandırılmalarını ve vatanlarını terk etmek zorunda kalmalarını anlatır

Destan, hem Çin hem de İran kaynaklarında yer alır ve çeşitli versiyonları bulunur

Özeti :

  • Uygurların yurdunda Hulin Dağı vardı ve bu dağdan Tula ve Selenge ırmakları akardı
  • Bir gece, bir ağacın üzerine ilahi bir ışık indi ve bu ışık dokuz ay on gün boyunca ağacın üzerinde durdu
  • Ağacın gövdesi yarıldı ve içinden beş çocuk çıktı, en küçüğü Buğu Han oldu
  • Buğu Han büyüyünce hükümdar oldu ve ülke zenginleşti
  • Daha sonra, Yulug Tigin isimli bir prens hükümdar oldu ve Çinlilerle savaştı
  • Savaşlara son vermek için oğlu Gali Tigin'i bir Çin prensesiyle evlendirmeye karar verdi
  • Çinliler, prensese karşılık Kutlu Dağ adını taşıyan kayayı istediler ve Gali Tigin kayayı verdi
  • Kayayı götürürken bütün kuşlar ve hayvanlar kendi dilleriyle ağladı
  • Kayayı vermelerinden yedi gün sonra Gali Tigin öldü ve ardından felaketler başladı
  • Kıtlık ve kuraklık nedeniyle Uygurlar, yurtlarını bırakıp göç etmek zorunda kaldılar

Türeyış ve Göç Destanı aynı mı?

Türeyiş ve Göç Destanları aynı değildir, ancak aralarında bir ilişki vardır. Türeyiş Destanı, Uygurlara ait bir destandır. Göç Destanı ise Türeyiş Destanı'nın devamı niteliğindedir.

Göç destanı Türklerin hangi döneme aittir?

Göç Destanı, Türklerin Uygur dönemine aittir.

Göç Destanında hangi Türk boyları var?

Göç Destanı'nda yer alan Türk boyları şunlardır: Uygur Türkleri. Destan, Uygur Kağanlığı'nın yıkılmasıyla başlar ve Türklerin büyük felaketlerle karşı karşıya kaldığını, yaşam koşullarının zorlaştığını anlatır. Ayrıca, Göç Destanı'nda Çinliler de yer alır; çünkü Türkler, Çinlilere kutsal bir taşı verince Tanrı tarafından cezalandırılır ve göç etmek zorunda kalırlar.

Göç Destanı neyi anlatıyor?

Göç Destanı, Uygur Türkleri'nin kutsal bir taşı Çinlilere vermelerinin ardından Tanrı tarafından cezalandırılmalarını ve bunun sonucunda anavatanlarını terk etmek zorunda kalmalarını anlatır. Destana göre olaylar şu şekilde gelişir: Uygurların vatanında "Hulin" isimli bir dağ vardır ve bu dağdan Tula ve Selenge isimli iki ırmak akar. Bir gece, oradaki bir ağacın üzerine ilahi bir ışık iner ve ağacın gövdesinde şişkinlik oluşur. Dokuz ay on gün sonra şişkinlik üzerinde beş çocuk görünür. En küçükleri olan Buğu Han büyüyünce hükümdar olur ve ülke zengin, halk mutlu olur. Daha sonra Yulug Tigin isimli bir prens hakan olur ve Çinlilerle savaşlara son vermek için oğlu Gali Tigin’i bir Çin prensesiyle evlendirmeye karar verir. Çinliler, prensese karşılık "Kutlu Dağ" adını taşıyan kayayı isterler ve Gali Tigin kayayı verir. Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yakar, kaya kızınca üzerine sirke dökerler ve kaya ufak parçalara ayrılır. Memleketteki bütün kuşlar ve hayvanlar, kayanın gidişine kendi dilleriyle ağlarlar. Bundan yedi gün sonra Gali Tigin ölür ve kıtlık, kuraklık başlar. Uygurlar, yurtlarını bırakarak göç etmek zorunda kalırlar.

Türeyis ve Göç Destanları kime ait?

Türeyiş ve Göç Destanları, Uygur Türklerine aittir. Türeyiş Destanı, eski Hun hanlarından birinin, tanrı ile evlenebileceklerine inandığı iki güzel kızını, tanrı sandığı bir kurtla evlendirmesi sonucu türeyen Uygur neslinin hikayesini anlatır. Göç Destanı ise Türeyiş Destanı’nın devamı niteliğindedir ve Uygurların ana yurtlarından göç edişini anlatır. Ayrıca, Türeyiş Destanı'nın Kao-che (Çince) yaratılış destanı olduğu ve Çin kaynaklarından Wei Kitabı ile Kuzey Hanedanları Tarihi kitaplarında yer aldığı haliyle günümüze ulaştığı belirtilmektedir.

Türklerin en büyük göçü nedir?

Türklerin en büyük göçü olarak genellikle 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonra gerçekleşen Anadolu'ya göç kabul edilir. Bu göç, 11. yüzyılda Selçuklu Türklerinin Orta Asya'dan batıya doğru hareket etmesiyle başlamış ve Anadolu'nun Türkleşmesi ile Müslümanlaşmasına zemin hazırlamıştır. Ancak, Türklerin Orta Asya'dan göçü milattan önce başlamış ve milattan sonra da devam etmiştir.

Göç destanının ana fikri nedir?

Göç Destanı'nın ana fikri, Türklerin kutsal taşı Çinlilere verince Tanrı tarafından cezalandırılması, açlık ve kuraklığın başlaması ile ana vatanlarından göç etmek zorunda kalmalarıdır. Destan, aynı zamanda Türk milletinin dayanışma ruhunu ve birliğini, bağımsızlık, özgürlük ve kendini yeniden bulma sürecini simgeler. Ayrıca, doğa ile derin ilişki, manevi bağlar ve göçebe yaşam tarzı da destanın önemli temaları arasındadır.

Diğer Kültür ve Sanat Yazıları